Elektronik kelepçe yaygınlaşıyor

elektronik-kelepceElektronik kelepçe yaygınlaşıyor. Mahkûm ya da sanıkların, cezaevi yerine evde gözetim altında tutulmalarına olanak sağlayan elektronik kelepçe uygulaması yaygınlık kazanıyor. Peki sistem nasıl işliyor? Uygulama ne kadar güvenli?

Elektronik kelepçe bugüne kadar hep ünlülerle birlikte anıldı. Eski IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, yönetmen Roman Polanski, Wikileaks sitesinin kurucusu Julian Assange elektronik kelepçeyle ev hapsine mahkum edilen ünlülerden sadece bir kaçı. Ancak cihaz ünlüler için üretilmedi elbette. Cezası tecil edilerek serbest kalan mahkumlar, tecavüz ya da cinsel saldırı suçu işlemiş olanlar cezalarını elektronik kelepçeyle evde tamamlayabiliyor.

Elektronik kelepçe cep telefonu büyüklüğünde bir cihaz. Bir bant yardımıyla ayak bileğine veya baldıra takılıyor. Takan kişi kendisi için belirlenen sınırların dışına çıktığında veya kelepçeyi çıkarmak istediğinde cihaz sinyal vererek yetkilileri uyarıyor. Almanya’da bu kelepçelerden takan yaklaşık 300 kişi var. Onlardan biri olan. Hasan, kelepçeli hayatı şu sözlerle anlatıyor:
“Sabah en erken saat 8.00’de evimden dışarı çıkma hakkım var. Saat 13.00’e kadar serbestim. Saat 13.00 ile 14.00 arası yine evde olmak zorundayım. Cihaz öyle ayarlanmış. Akşam olduğundaysa saat 21.00 olmadan tekrar daireme dönmem şart. Şayet saat 21.00’de evde olmazsam cihaz durumu derhal yetkililere bildiriyor. Kurallara uymak zorundayım. Aksi halde hapse dönerim.”

Nasıl kontrol ediliyor?
Önceden ceza tecil memurları ve diğer denetçiler bu kelepçeleri takanları takip ediyordu. Şimdi ise bir koordinasyon merkezi kuruluyor. Bunun Hessen’da kurulması ise sebepsiz değil. Eyalette 10 yıldır her yıl ortalama 100 kişi elektronik kelepçe taşıyor. Hessen Adalet Bakanlığı’nda görev yapan elektronik izleme uzmanlarından Helmut Fünfsinn uygulamayı şu sözlerle anlatıyor:
“Elektronik kelepçe takanlar düzenli olarak işe gelip gidiyorlar. İşe gitmediklerinde bunu hemen fark edebiliyoruz. Akşam olduğunda hemen evlerine geri dönüyorlar. Mesela diğer insanlar gibi arkadaşlarıyla buluşup sabaha kadar içemiyorlar, çünkü durum hemen fark ediliyor. Bugüne kadar yapılan denemeler oldukça iyi sonuçlar verdi.”
Sistem artık daha güvenli

Elektronik kelepçe suçluların serbest bırakıldığı izlenimi uyandırsa da durum öyle değil. Helmut Fünfsinn’e göre sistem teknik anlamda da yenilendi ve daha güvenilir hale geldi. Rakamlar da Fünfsinn’i destekler nitelikte. Kelepçe takan her 10 kişiden 9’u kurallara riayet ediyor. Kelepçeyi ayağından çıkarmayı deneyenlerden bugüne kadar başarılı olan olmadı ve hepsi birkaç dakika içinde polis tarafından yakalandı. Ayrıca yakalanma halinde tekrar cezaevine gönderilme korkusu da mahkûmları caydırıyor.
Elektronik ayak kelepçesinin “önleyici hapis” cezalarında da kullanılması düşünülüyor. Almanya’da mahkemeler hüküm giymiş şahısları, aynı suçu tekrar işleyebilecekleri gerekçesiyle “önleyici hapis” cezasına çarptırabiliyor. Bu ceza bugüne kadar cezaevlerinde çekiliyordu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise yeni aldığı bir kararla bu uygulamayı hukuk dışı ilan etmişti. Helmut Fünfsinn, yeni uygulamanın “önleyici hapis” cezalarında da kullanılabileceğini belirtiyor ve “Elbette kimse garanti veremez. Ama bu şekilde her şeyin daha iyi olmasını bekliyorum” diyor.

Elektronik kelepçe uygulamasının Alman devleti açısından getirileri az değil. Elektronik kelepçe devlet açısından paradan tasarruf anlamına geliyor. Cezaevinde kalan bir devlet açısından günlük maliyeti yaklaşık 80 euro. Buna karşın ayağına kelepçe takılmış bir mahkûmu takip etmenin maliyetiyse günlük sadece 20 euro.

Her üç mahkûmdan biri karşı çıkıyor
Ancak mahkûmların hepsinin bu uygulamaya sıcak baktığını söylemek zor. Bugüne kadar kendisine elektronik kelepçe önerilen her üç mahkûmdan biri cezaevine girmeyi tercih etti. Helmut Fünfsinn, bu mahkûmların, “Evimde kendimi kapatılmış hissedeceksem, eğer özgür olamayacaksam, gider hapse girerim” şeklinde düşündüklerini belirtiyor.

Uzmanlarsa uygulamanın mahkûmların lehine olduğu görüşünde. Bu şekilde duruşmaya çıkmayı bekleyen sanıklar uzun bir tutukluluk süresini cezaevi yerine evlerinde geçirebilir. Ayrıca cezası tecil edilmiş suçlular bu sayede topluma entegre olabileceğine inanılıyor.
DW



Yorumlar

Yorum yok

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site